Eğitimcilerden bordro yakma eylemi

Mersin’deki eğitimciler, taleplerinin karşılanmadığı gerekçesiyle Öğretmenler Günü’nde maaş bordrosu yakarak seslerini duyurmaya çalıştı.

Eğitim İş Mersin Temsilciliği 24 Kasım’da zam, kriz, yoksulluk; tükeniyoruz! Sloganıyla Özgür Çocuk Parkı’nda bordro yakma eylemi yaptı. Çalışma koşularının iyileştirilmesi ve karşılıksız kalan taleplerini duyurmak içine eylem yapan eğitimcilere CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay ve partililer de destek verdi. Eylemde konuşan Eğitim İş Şube Başkanı Yakup Tekin, Türkiye’de öğretmenlerin hak ettiği ilgi ve değeri gördüğünü, taleplerinin karşılandığını söylemenin mümkün olmadığını söyledi. Muhalif ve örgütlü öğretmenin devletin gözünde sakıncalı görüldüğünü öne süren Tekin, “Öğretmenin mesleki ve demokratik haklarını savunacağı örgütlenme hakkı engellenmekte; kendisini daha da yetiştirecek ve toplumda saygınlığını sürdürecek maddi olanaklardan yoksun bırakılmaktadır. Eğitimi bilimsel ve laik özünden koparmaya çalışan siyasi kadrolar, eğitimi çökertirken öğretmeni de ezmektedir. Öğretmenlerin toplumsal statüleri, ekonomik, sosyal ve özlük hakları, AKP iktidarı döneminde ciddi şekilde gerilemiştir. Eğitim sisteminde yaşanan köklü değişiklikler, 4+4+4 gerici eğitim yasasıyla Öğretim Birliği’ne vurulan darbe, okul dönüşümleri, siyasi kadrolaşma, yandaş yönetici atama gayreti, eğitimin dini referanslara göre şekillendirilmek istenmesi, okullarda yaşanan şiddetin artması, ihraçlar ve açığa almalar, sürgünler, sözleşmeli ve güvencesiz istihdam uygulamalarıyla öğretmenlerin yaşadığı sorunları daha da derinleştirmiştir” ifadelerini kullandı.

 

“EMEK SÖMÜRÜSÜ ARTTI”

 

Geçtiğimiz yıllar içinde eğitim ve bilim emekçilerinin aldıkları maaşların, rakamsal olarak artmış gibi görünse de enflasyon nedeniyle insanca yaşam seviyesinden daha da uzaklaştığını söyleyen Tekin, “Satın alma gücü düşen öğretmenlerimizin yarısından fazlası ancak ek işler yaparak geçinebilir hale gelmiştir. Seçim boyunca hükümetin dilinden düşmeyen 3600 ek gösterge konusunda da hiçbir adım atılmamıştır. Öğretmenlerin sözleşmeli, ücretli, kadrolu diye kategorilere ayrılması, emek sömürüsünü artırmış, modern çağın kölelik sistemini yaratmıştır. Kadrolu öğretmen atamasından vazgeçerek ‘doğrudan torpil’ anlamına gelen mülakata dayalı sözleşmeli öğretmen sistemini getiren Bakanlık, öğretmen açığını ücretli öğretmenlik ile kapatmaya çalışmaktadır. Ataması yapılmayan öğretmen sayısı 700 bini geçmişken, 80 binin üzerinde eğitim emekçisi ücretli öğretmen denen güvencesizlik altında sömürülürken ücretli öğretmenlik gibi geçici çözümlerle okullardaki öğretmen açığının kapatılması mümkün değildir” şeklinde konuştu.

 

“MESLEK İTİBARI ZAYIFLATILDI”

 

Öğretmen açığının ücretli öğretmen uygulamasıyla kapatılmaya çalışılmasının, eğitimin niteliğini de olumsuz yönde etkilediğini belirten Tekin, “Meslek itibarı zayıflatılan ve statüleri düşürülen öğretmenler, çok kolay bir şekilde tehdit edilmiş ve şiddete maruz kalmıştır. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine yakışır şekilde nesiller yetiştirmek için okullardaki gerici faaliyetlerle mücadele etmek isteyen öğretmenler cezalandırılır, meslekten koparılır hale gelmiştir” diyerek öğretmenlerin içinde bulundukları karanlıktan çıkması için taleplerini şöyle sıraladı: “İnsanlık onuruna yaraşır bir ücret alıp, insanca yaşamak istiyoruz.

Söz verilmesine rağmen yaşama geçirilmeyen 3600 ek gösterge hakkımızı istiyoruz. Eğitim çalışanları arasında ayrımcılık yaratacak uygulamalara son verilmesi istiyoruz. Ek ders ücretlerimizin emekliliğe sayılmasını talep ediyoruz. Eğitim emekçilerinin köle değil geleceğin mimarları olduğunun idrak edilmesini istiyoruz. Sadece öğrencilerimiz ve kendimiz için değil ülkemizin geleceği için laik, bilimsel, adil ve kamusal eğitim istiyoruz. Eğitim kurumlarımızın personel ihtiyacının, hükümetin ekonomi ve eğitimde din eksenli politikaları ile değil nesnel ve bilimsel kriterlerle belirlenmesini talep ediyoruz. Yeterli sayıda öğretmen ve yardımcı personel istihdam edilmesini istiyoruz. Öğretmenlere ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önüne geçecek önlemler alınmasını talep ediyoruz. Her şeyden önemlisi meslek onurumuzu geri istiyoruz.”

 

“ÖĞRETMENLERE HER AY UTANÇ BELGESİ VERİLİYOR”

 

CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay ise, öğretmenlere her ay utanç belgesi verildiğini söyledi. Aktay, “Her ay itirafname sunuluyor, eğitim ve bilim emekçilerinin maaş bordroları, iktidarın eğitim ve bilime karşı yürüttüğü kavganın bir itirafıdır. Bu maaş bordroları iktidarın, Başöğretmenin yolunda yürüyen çağdaş eğitimcileri içine sindirmediğinin itirafıdır. Öğretmenler Günü’nün bu utanç belgesinin ardındaki zihniyetle mücadele ederek kutlamak zorunda bırakılan, kıymetli öğretmenleri selamlıyorum. Her şeye rağmen yılmadan, usanmadan görevini en iyi şekilde yapamaya gayret eden tüm kıymetli eğitimcilerimize minnet ve saygılarımı sunuyorum” diye konuştu.

Başa dön tuşu